Amaç Pazartesi Günleri Başlanan Diyetler Değil, Sağlıklı Beslenme Olmalı

Beslenme ve Diyet Uzmanı

Diyet

Kilo verme programlarında ağırlığın aşağıya çekilmesini ilk hedef olarak görüp, nereden kayıp olduğunu göz ardı etmek verilenlerin kısa sürede fazlasıyla geri dönüşünü baştan kabul etmektir. Önemli olan kiloyu her şartta kayıp ettirmek değil, kişinin günlük yaşantısında tansiyon, şeker düşmesi gibi sağlık adına bir problem yaşamadan alışkanlıklarından ve hayat şeklinden çok fazla taviz vermeden uygulayabileceği düzenlemeleri yapmaktır.

Amaç Pazartesi Günleri Başlanan Diyetler Değil, Sağlıklı Beslenme Olmalı   -  Aynur Memiş #yemekmutfak

Tüm dünyada büyük bir sektör haline gelen zayıflama ve kilo kontrol programları ile bunu destekleyen ürünlerin oluşturduğu pazar kolay vazgeçilemeyecek kazançlar içermektedir. Bu nedenle ne yazık ki pazardan büyük paylar elde etmek isteyen bazı kişi ya da kurumlar insan sağlığını göz ardı edebilmektedir. Radikal diyet programları ile aşırı ve sağlıksız kilo kayıpları, sonu ölümle biten zayıflama ilaçları basın ve sosyal medyadan duyduğumuz örneklerdir.

Kilo problemi olan insanların, mutlaka konuyla ilgili üniversite eğitimi almış uzman kişilere başvurması çok önemlidir. Bu sürecin uzman kişi ile yaşanması sağlık adına, doğruları öğrenme adına hayati önem taşır. Ülkemizde doğru insana ulaşmak bazen sıkıntılı bir süreç olabilir. Çünkü beslenme konusunda özellikle yurt dışında 2-3 ay kurs almış ya da sadece hayat tecrübelerini kullanarak bu konuda söz söyleyebilme cesaretinde olan, hatta kitaplar yazıp klinikler açarak insan sağlığını tehlikeye atan uygulamalar yapan kişiler azımsanmayacak sayıdadır. Özetle nasıl ki hasta olan kişiye ilacı doktor yazıyorsa, sağlıklı beslenme programlarını hazırlamak, diyet yazmak da diyetisyenin işidir. Bu bilinçle hareket edildiği zaman sağlıklı ve doğru programlar ile doğru sonuçlar elde edilir, doğrular öğrenilir.

Kilo verme programlarında ağırlığın aşağıya çekilmesini ilk hedef olarak görüp, nereden kayıp olduğunu göz ardı etmek verilenlerin kısa sürede fazlasıyla geri dönüşünü baştan kabul etmektir. Önemli olan kiloyu her şartta kayıp ettirmek değil, kişinin günlük yaşantısında tansiyon, şeker düşmesi gibi sağlık adına bir problem yaşamadan alışkanlıklarından ve hayat şeklinden çok fazla taviz vermeden uygulayabileceği düzenlemeleri yapmaktır. Beslenme adına yapılan hatalar var ise bunlardan yavaş yavaş kurtulmasına yardımcı olmaktır. Kesin yasaklar ancak sağlık adına risk taşıyorsa olmalıdır. Şeker hastasına şekeri, tansiyon hastasına tuzu yasaklamak gibi. Çünkü yasak olan her şey caziptir, yumuşak geçişler hem daha etkilidir, hem de kalıcıdır. Kişinin hayatına yerleştiremeyeceği bir alışkanlığı geçici olarak uygulaması programların başarısızlığının asıl sebebidir. Kendi düzeninde, mutfağında, tenceresinde pişen yemeklerle, aileden ve çevresinden soyutlanmadan, ulaşabildikleri doğru tercihleri kullanarak, uygulamada sıkıntı yaşamayacağı aktiviteleri yapması sağlanarak, daha başarılı ve geri dönüş riski olmayan sonuçlar alınır.

Diyet + spor tabii ki etkiyi hızlandırır, vücudun sıkılaşarak toparlanmasına destek olur, ancak diyeti de sporu da kısa süreli uygulamak ya da hedefe ulaşınca vazgeçmek, geri dönüşü kolaylaştırır. Doğru besinleri yemeyi öğrenmek, doğru kombinasyonları oluşturabilmek bunun yanında her gün yapılamıyorsa bile en azından gün aşırı 20-25 dakika tempolu yürüyüş yapmak, eğer bu da mümkün değilse evde bazı hareketleri düzenli ve sürekli yapabilmek etkili ve kalıcı sonuçlar almak için önemlidir.

Kilo sorunu olan çocuklar için de durum aynıdır. Büyüyen bir çocuğa aşırı yağlandığı için sıkı diyetler uygulamak ilerde sağlık problemleri yaşamasına davetiye çıkarmak olur. Onun için çocuklarda yaşına göre sağlıklı büyüyebilmesi için gereken gıdalar hesaplanarak verilir. Anne ve baba konu hakkında bilgilendirilir, evde ve okulda neler yapılması gerektiği açıklanır. Hareket artışını sağlamak çocuklarda çok önemlidir. Çocuklar sevdikleri sporla ya da sosyal faaliyetlerle uğraşmaları için motive edilir. Böylelikle daha hareketli olmaları sağlanır ve boş kaldıkça abur cubur yemelerinin önüne geçilmiş olur. Ayrıca çocuklar için sağlıklı olmayan şeyler eve alınmazsa çocuklar da zararlı şeylere alışmamış olur. Burada rol model olarak anne ve babalara büyük görevler düşmektedir. Taze meyveler, kuru meyveler, kuru yemişler (ceviz, badem, fındık), taze sıkılmış meyve suları, süt, ayran ve bunları kullanarak yapılacak masum atıştırmalıklar çocuklar için en doğru tercihlerdir.

Kişilere sağlıklı beslenme ve kilo kontrol programları verilirken önemli olan doğru yaklaşımdır. Diyetlerin Pazartesi günü başlayıp, Salı günü bitmesinin asıl nedeni gündelik yaşam koşullarına uymayan programlara adaptasyon sürecinin zor olması ve insan zihninin sürekli yasaklarda takılıp kalmasıdır. Mutlaka kaçaklar olacaktır, hiç kimsenin hayatı belli bir rutinde gitmez.  Türk toplumu olarak muhteşem bir yemek kültürüne sahibiz, her yöremizin nefis tatları ve biraz da kilo yapan lezzetleri var. Sosyal bağları kuvvetli bir toplumuz düğünlerimiz, derneklerimiz var. İş ve aile yaşamından kaynaklanan davetlerimiz, seyahatlerimiz var.

Dolayısıyla diyet programları hazırlanırken başarı için her ayrıntının dikkate alınması şarttır. Kişinin kaçaklar olduğunda neler yapması gerektiğini öğrenmesi bu programların sigortasıdır. Çünkü hiç kimse bir günde 5 kilo almaz, 5 kilo da veremez. Doğru bilgilerle donatılan danışanlar, nerede nasıl tercihler yapmaları gerektiğini bilirlerse, daha rahat ederler ve esnek olup panik yaşamazlar. Bu da istenen sonuca ulaşırken yaşanan süreci daha keyifli bir hale getirir.