Boza

Kimya Mühendisi, Öğretim Üyesi

Yiyecek ve İçecekler

Boza başta deri kanseri olmak üzere kanser önleyici bir özelliğe sahiptir. Bozanın dünyadaki yayılışı Türklerin göçleriyle gerçekleştiği için bir Türk içeceği olarak bilinir. Mayalı ve gıda bakterilerinin yaşadığı bir içecek olan bozada laktik asit, nikotinik asit gibi son derece kıymetli asitler de üretildiğinden, bozanın faydaları saymakla bitmez. Kış aylarının bu güzel Türk içeceğinden bol bol içelim ve sevdiklerimize ikram edelim.

Boza   - Prof. Dr. İbrahim Uslu #yemekmutfak

Boza başta deri kanseri olmak üzere kanser önleyici bir özelliğe sahiptir.

Bozanın ortaya ilk çıkışı 8-9 bin yıl önce Mezopotamya’ya dayanır. Mısır ve Kuzey Afrika sahillerinde Akdenizli tüccar gemiciler aracılığıyla batıya, Hazar Denizi güneyinden doğuya, Asya içlerine ve Çin’e, İran ve Afganistan’a, Kafkaslar’dan kuzeye, Volga Havzası’na doğru geniş bir coğrafyaya yayıldığı bilinir.

Bozanın dünyadaki yayılışı Türklerin göçleriyle gerçekleşmiştir. Bu yüzden bir Türk içeceği olarak bilinir. 1436 yılında Venedikli seyyah Giosaphat Barbaro, Rusya’nın Rjasan şehrindeki Türkler’in Boza içtiklerinden ve bu içeceğe “bossoi” dediklerinden söz etmektedir. Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ı Lügat-it Türk adlı eserinde, Karahanlılar’ın darıdan boza elde ettikleri belirtilmektedir. İbn-i Battuta isimli Arap gezgini, 14. yüzyıl başlarında yazdığı seyahatnamesinde Türklerin içtiği bir şıra olan bozayı anlatmakta, Evliya Çelebi 17. yüzyıl ortalarında İstanbul'da 1100 kadar bozacının çalıştığı, 300'den fazla bozacı dükkânının bulunduğundan söz etmektedir. Faydaları saymakla bitmeyen bozanın tüketimi, maalesef günümüzde neredeyse iyice azalmış, söz konusu imalathanelerin pek çoğu artık kapanmıştır.

Mayalı ve gıda bakterilerinin yaşadığı bir içecek olan bozada, mayalama esnasında son derece kıymetli ender gıda maddelerinin yanı sıra laktik asit, nikotinik asit gibi son derece kıymetli asitler de üretildiğinden, bozanın faydaları saymakla bitmez. Zengin karbonhidrat, protein ve B vitamini içeriği nedeniyle halsizlik çeken, enerji ihtiyacı fazla olan kişilerin ve sporcuların özellikle tüketmeleri gerekir. İçerdiği laktik asit nedeniyle bağırsak florasını düzenleyici role sahiptir. Mide bezlerinin faaliyetlerini olumlu yönde etkiler. Zihin açıcı ve sinirleri dinlendirici etkisi vardır. Öksürük tedavisinde kullanıldığı bilinmektedir. İçerdiği mayalar sayesinde emziren annelerde süt yapımını artırır.

Bozada bulunan nikotinik asitin faydaları da anlatmakla bitmez. Bu asitin kötü kolesterolü azaltıcı, iyi kolesterolü de artırıcı etkileri sayesinde özellikle şeker hastası olan hastaların kardiyovasküler riski azaltıcı kalp ve damar sağlığını koruyucu etkileri Stephen L Atkin (Hull and East Yorkshire Hospitals) tarafından ispatlanmıştır. Aslında bozanın başta deri kanseri olmak üzere kanser önleyici rolü çok az kişi tarafından bilinmektedir. Son yıllarda yapılan araştırmalarda nikotinik asitin kalp ve damar hastalığını önleyici etkilerinin yanı sıra, başta deri kanseri olmak üzere her türlü kanseri önleyici etkileri de anlaşılmıştır. Bozanın içindeki nikotinik asit vücudumuzda, bazı oksidasyon-redüksiyon reaksiyonlarında hidrojen atomları ve elektronların taşıyıcı olarak işlev gören bir koenzim olan nikotinamit adenin dinükleotit, (NAD)’ya dönüşmektedir. NAD’nin de enerji metabolizmasını uyararak ve hasar görmüş DNA yapılarını onararak, derimizdeki yıpranmış hücreleri yenileyici özelliği sayesinde özellikle cilt kanseri vakalarını önleyici özelliği, hatırdan çıkarılmamalıdır.

O halde yukarda saydığım faydalarının yanı sıra asrın vebası olan kanserden kurtulmak için kış aylarının bu güzel Türk içeceğinden bol bol içelim ve sevdiklerimize ikram edelim.