Kışın Kilo Almamak Mümkün

Yemekmutfak.com Kurucusu

Beslenme

Havaların soğumasıyla birlikte yazın dikkat edilen beslenme alışkanlıkları teker teker rafa kaldırılmaya başlanır. Sıvı tüketimi azalır, şekerli ve yağlı besinlere yönelim artar, günlerin kısalması öğün düzenini etkiler ve havaların soğuması ile kapalı yerlerde daha çok vakit geçirildiğinden hareketsizlik de artış gösterir.
Güzelim kış aylarında fiziksel aktivite azaldığı, uzayan gecelerde televizyon karşısında daha fazla zaman geçirildiği ve bir yandan da besin alımı arttığı için kilo almak kaçınılmaz hale gelir. Eh, bir de kalın kıyafetler bir nevi sığınak olunca, kilo kontrolünde ihmal dozu artabilir.

Kışın Kilo Almamak Mümkün   -  Fügen Büke #yemekmutfak

Güçlü bir savunma sistemi kış aylarını kilo almadan ve sağlıklı bir şekilde geçirmeye yardımcı olacaktır. Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi doğal olarak yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenme ile mümkün. İlaveten, fiziksel aktiviteyi arttırmak için yapılacak birkaç hamle ile kışın üstesinden gelebilirsiniz.

.....kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı

Cemal Süreya mıydı kahvaltıyı hazırlayan yahut O'na mı kahvaltılar hazırlanmıştı da böyle yazdı bilinmez; lakin şaire katılmamak ne mümkün! Kahvaltının mutlulukla, enerjik ve zinde geçirilecek bir günle, hatta sonraki günlerle... aslında gülerek yaşamakla çok hem de çok ilgisi var. Yapacağınız iyi bir kahvaltı; metabolizmanızın hızlanmasına ve günün diğer öğünlerini sağlıklı bir şekilde planlamanıza yardımcı olacaktır. Bu sayede, gün içinde aç kalmamanızı sağlayarak kilonuzu kontrol etmenizin de temelini oluşturacaktır.

Bereketli topraklarda yaşıyoruz; öğünlerinizi renklendirin

Hastalıklardan korunmak ve vücut direncimizi arttırmak için her öğünde mevsiminde taze meyve ve sebzelere yer vermeliyiz. Bağışıklık sistemimizin güçlenmesinde önemli rolü olan antioksidan A ve C vitaminlerinden zengin meyve ve sebzeler kış aylarında da mevcut. Havuç, portakal, mandalina, greyfurt, kivi, karnabahar, lahana, Brüksel lahanası, brokoli, yeşil yapraklı sebzeler (nane, maydanoz, tere, roka, dereotu, ıspanak) A ve C vitamininden zengindir. 

Sıvı alımınızı arttırın

Sıcakların etkisiyle yazın artan sıvı tüketimi kışın düşüşe geçiyor, bir de su içmeyi unutuyoruz. Bu durumu önlemek için gerekiyorsa tüm yaşam alanlarınızda sürahi veya şişe ile su bulundurun. Vücut fonksiyonlarımızın düzenli çalışması, oluşan toksinlerin atılması, vücut ısımızın dengede tutulması ve metabolizmamızda gerçekleşen biyokimyasal reaksiyonların yürütülmesi için yeterli sıvı alımı önemli. Günde en az 2–2,5 litre (10–14 bardak) su tüketmeye özen gösterin. Sıvı ihtiyacınızı karşılamada; C vitamini kaybını en aza indirmek için sıktıktan hemen sonra tüketeceğiniz taze meyve suları, bitki çayları (ıhlamur, ekinezya, adaçayı, kuşburnu çayı) ve açık çay alternatif olabilir. 

Şekerli ve yağlı besin tüketiminden kaçının

Soğuk havalarda ısınma ihtiyacının, fazla enerji alarak karşılanacağı fikri doğru değildir. Isı dengemizi doğru beslenme ve yeterli sıvı alımı ile gerçekleştirmeliyiz. Metabolizmayı hızlandırmaya yardımcı, temel enerji kaynağımız olan karbonhidratları saf şeker, hamur işleri, şerbetli tatlılar yerine; kepekli, çavdarlı, tam buğday ekmeği gibi rafine undan olmayan ekmekler, kepekli makarna, erişte, kurubaklagiller, bulgur, dövme gibi tam tahıl ürünlerinden sağlamak doğru olacaktır. Dışarıda geçireceğiniz öğünlerde fast food tüketmek yerine çorbayla başlamanız ardından sağlıklı pişirilmiş, az yağlı yemekleri tercih etmeniz yerinde olur. Salata, söğüş ve zeytinlerinizi yağ eklemeden nar ekşisi, limon, turunç suyu ya da sevdiğiniz baharatlarla çeşnilendirebilirsiniz.

Mutfakta vakit geçirmekten korkmayın

Sağlıklı ve tüketimi keyifli, bazen zahmetli bazen pratik yeni tarifler üretebilirsiniz. Üstelik bunun için öyle dört başı mamur teçhizata veya adı zor telaffuz edilen besinlere ihtiyacınız da yok. Şeker ilave etmeden meyvelerle sütlü tatlılar geliştirebilir, yoğurdunuza ekleyeceğiniz yulaf/buğday kepeği ve çörek otuyla hafif ve doyurucu ara öğünler hazırlayabilir, bakliyatla sebzeleri koca bir kâsede birleştirebilir… yani mutfağınızı bir deney alanına dönüştürebilirsiniz. Bu sayede zamanı değerlendirirken bir yandan da kilo kontrolüne yardımcı besinler üretmiş olursunuz.

Balıktan ve bir de güneşli havalardan vazgeçmeyin

D vitamini güneş ışınları ile deri tarafından üretilen bir vitamindir ve besinlerde pek bulunmaz. Balık gerek D vitamini gerekse bilişsel fonksiyonların gelişimi için gerekli çoklu doymamış yağ asitleri (omega–3), fosfor, selenyum, iyot ve E vitamini için iyi bir kaynaktır. Haftada 2-3 kez sofranızda ızgara, buğulama, balık çorbası gibi sağlıklı yöntemlerle pişireceğiniz balığa yer vermeniz faydalı olacaktır. 

Kış aylarında güneşli havalar hem D vitamininin üretimi hem de fiziksel aktivite yapabilmemiz için iyi bir fırsat, güneşli havaları sakın kaçırmayın! Günde en az 30 dakikalık orta düzey bir aktivite (örneğin tempolu yürüyüş) kilo kontrolünüze yardımcı olurken kendinizi iyi hissetmenizi de sağlayacak ve kalp sağlığınızı koruyacaktır.

Bu yazı için Berna Hanıma teşekkürler...